TÜRKİYE CANIM FEDA

HTML KOD

Dinde Aradığınız Herşey Burada - Blogcu - Sayfa 3



Dinde Aradığınız Herşey Burada

Radyo

* Radyo Girisi
* Dj Girisi

Hakkımda

Din Bilgimizi Geliştirmek ve Bilmediklerimizi Bu sitede paylaşmak ve dini bilgilerimizi artırmak


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler






Arkadaşlarım


cilginpompaci

Peygamber efendimizin faziletleri

Peygamber efendimizin faziletleri
Sual: Peygamber efendimizin faziletlerini bildirir misiniz?
CEVAP
Mevahib-i ledünniyye
ve Mirat-i kâinat kitaplarında bildirilen faziletlerinden bazıları şöyledir:

Canlılar içinde ilk olarak Muhammed aleyhisselamın ruhu yaratıldı. Hak teâlâ (Her şeyi senin için yarattım, sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım) buyurdu. Tevrat, İncil ve Zebur’da övülüp müjdelenmiştir.

Âmine validemiz ona hamile olunca, bütün putlar yüzüstü devrildi. Bütün şeytanlar ve sihir yapan büyücüler âciz kalıp, işlerini yapamaz oldular. Doğunca da bütün putlar yıkıldı. Doğduğu gece, Kisra’nın sarayı yıkıldı. Mecusilerin bin yıldan beri yanan ateşi söndü. Save gölünün suyu kurudu.

Safiye Hatun anlatır:
Doğduğu gece 6 alamet gördüm:
1- Doğar doğmaz secde etti.
2- Başını kaldırıp “La ilahe illallah inni Resulullah” dedi.
3- Her taraf aydınlandı.
4- Yıkayacaktım, biz Onu yıkadık diye bir ses işittim.
5- Göbeği kesilmiş ve sünnet edilmiş gördüm.
6- Sırtında nübüvvet mührü vardı. İki küreği ortasında “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” yazılı idi.










 


Tarih: 13:00, 19/9/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Kadınların en üstünleri

Kadınların en üstünleri
Sual: Hazret-i Rabia gibi evliya kadınlar veya Hazret-i Meryem gibi Kur’anda övülen kadınlar sahabe olan hanımlarından üstün müdür?
CEVAP
Hiçbir evliya kadın, eshab-ı kiramın hanımlarının seviyesine çıkamaz. Eshab-ı kiramın en alt derecesindeki bir sahabi, sahabi olmayan en büyük evliyadan daha üstündür. Hazret-i Meryem’in durumu farklıdır. Ona peygamber bile diyen âlimler olmuştur. Önce hadis-i şeriflerle övülen faziletli kadınlardan bahsedelim:

Âişe-i Sıddıka:
Resulullah efendimizin en sevgili hanımıdır. Çok akıllı, zeki, âlime, edibe ve afife ve saliha idi. Hafızası pek kuvvetli olduğu için, Eshab-ı kiram birçok şeyleri ondan sorup öğrenirdi. Nikahı Allahü teâlânın emri ile yapıldı. Âyetlerle de övülmüştür. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Erkeklerden vezirim Zübeyr bin Avvam, kadınlardan ise Âişe’dir.)
[Deylemi]
(Erkeklerden üstün çok kişi vardır. Fakat kadınlardan Firavunun ailesi Âsiye, İmran kızı Meryem ve Âişe’den başka üstün kadın yoktur. Âişe’nin diğer kadınlara üstünlüğü, tirid’in diğer yemeklere üstünlüğü gibidir.) [Buhari] (Tirid, en kıymetli et yemeğidir.)
(En çok Âişe’yi seviyorum, erkeklerden de babasını.) [Buhari, İbni Mace]
Resulullah, (Allahü teâlâ beni kendi nurundan yarattı. Benim nurumdan da Ebu Bekri, onunkinden de, Ömer ile Âişe’yi yarattı. Ömer’in nurundan, mümin erkekleri, Âişe’ninkinden de mümin kadınları yarattı) buyurup sonra Nur suresinin (Allah birine nur vermezse, o münevver olamaz) mealindeki 40. âyetini okudu. (Lübab-ül-elbab)

Resulullahın hanımları ve kızları bütün kadınlardan üstündür. İbni Abbas, Resulullahın hanımlarını kötüleyenin tevbesi kabul olmaz buyurdu. Âişe validemize sövmek, Kur'an-ı kerimi inkâr etmek olur ki, bunun küfür olduğunda icma vardır. (Mirat-i Kainat)

Hazret-i Âişe validemize iftiradan bir müddet sonra Resulullah efendimiz, (Müjdeler olsun sana ey Âişe! Allahü teâlâ, senin temiz olduğunu açıkladı) buyurup Nur suresinin 11. âyetinden başlayarak, on âyet okudu. (Medaric-ün-nübüvve)

Fatıma-tüz-zehra:
Resulullah efendimizin en sevgili kızı idi. Aklı, zekası, güzelliği, zühdü ve takvası pek fazla idi. Yüzü beyaz ve parlak olduğundan Zehra denildi. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Hatice, dönemindeki kadınların en iyisidir. Meryem, dönemindeki kadınların en iyisidir. Fatıma, dönemindeki kadınların en iyisidir.)
[Taberani, Bezzar]
(Bir melek geldi. Hasan ve Hüseynin Cennet gençlerinin seyyidi, Fatıma’nın da Cennet kadınlarının seyyidesi olduğunu müjdeledi.) [İ.Asakir]
(Fatıma, İmran kızı Meryem, Firavunun ailesi Âsiye ve Hüveylid kızı Hatice’den sonra bütün kadınların seyyidesidir.) [İbni Ebi Şeybe]

Hazret-i Ali ve çocukları, Resulullahın mübarek kanından oldukları için, Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer’den daha üstün denilebilir ise de, bu üstünlükleri, her bakımdan üstünlük demek değildir. Hazret-i Hızır’ın, Hazret-i Musa’ya birkaç şey öğretmesine benzer. Kan bakımından daha yakın olan, daha üstün olsaydı, Hazret-i Abbas, Hazret-i Ali’den daha üstün olurdu. Kan bakımından çok yakın olan Ebu Leheb’de ise, müminlerin en aşağısında bulunan şeref ve üstünlük hiç yoktur. Kan bakımından yakın olduğu için, Hazret-i Fatıma, Resulullahın hanımlarından daha üstündür. Fakat, bu bir bakımdan üstünlük, her bakımdan üstün olmayı göstermez.

Hadice-tül-kübra:
Resulullah efendimizin ilk hanımıdır. Çok zengin ve âlime ve akıllı idi. Bütün malını Resulullaha bağışladı. 24 yıl çok iyi hizmet etti. Bir kere incitmedi. İlk imana gelen hür kadındır. Resulullah efendimiz, vefatına kadar, her zaman kendisini överdi. Hatta bir gün, evde överken, Âişe validemiz dayanamayıp "Cenab-ı Hak size ondan daha iyisini verdi" dedi. (Hayır, herkes bana yalancı dediği günlerde, o bana inandı. Herkes bana eziyet ederken, o bana yâr oldu) buyurdu. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Cennet kadınların en üstünü Hüveylid’in kızı Hatice, Muhammed’in kızı Fatıma, İmran’ın kızı Meryem ve Müzahim’in kızı Âsiye’dir.)
[İ.Ahmed, Taberani, Hakim]

İmran kızı Meryem:
İsa aleyhisselamın annesidir. Davud aleyhisselam soyundan olan İmran ile Hunnenin kızı idi. Allahü teâlâ, buna babasız olarak İsa aleyhisselamı verdi. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Allahü teâlâ beni Cennette İmran kızı Meryem ve Müzahim kızı Âsiye ile nikahladı
.) [İ.Sünni]

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Rabbi Meryem’e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya’yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriya, onun yanına, mâbede her girişinde orada bir rızık bulur ve ”Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?“ der; o da: Bu, Allah tarafındandır. Allah, dilediğine sayısız rızık verir, dedi.) [Al-i İmran 37]
(Melekler dediler ki: Ey Meryem! Allah seni seçti; seni tertemiz yarattı ve seni bütün dünya kadınlarına tercih etti, hepsinden üstün tuttu.) [Al-i İmran 42]
(İffetini korumuş olan Meryem’e ruhumuzdan üfledik; onu ve oğlunu cümle âlem için bir ibret kıldık.) [Enbiya 91]
(İmran kızı Meryem, gönülden itaat edenlerdendi.) [Tahrim 12]

Bazı âlimler de, Hazret-i Meryem'in bütün kadınların en üstünü olduğunu bildirmişlerdir. Bu da bir bakımdan üstünlüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Cennet kadınlarının seyyideleri İmran kızı Meryem’den sonra Fatıma, Hatice ve Firavunun ailesi Âsiye’dir.)
[Taberani, Hakim]
(Fatıma, İmran kızı Meryem hariç Cennet kadınlarının üstünüdür.) [Hakim]

Müzahim kızı Âsiye:
En üstün kadınlardan biridir. Bir âyet meali şöyledir:

(Allah, inananlara Firavunun karısını [Âsiye’yi] örnek gösterir: O, “Rabbim, katından bana Cennette bir ev yap; beni Firavundan ve onun [kötü] işlerinden koru; beni zalim milletten kurtar” demişti.)
[Tahrim 11]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Ehl-i sünnet âlimleri buyurdu ki: İlimde ve ictihadda Hazret-i Âişe, Hazret-i Fatıma’dan üstündür. İlimde ve ictihadda Hazret-i Âişe, zühd ve dünyadan kesilmekte ise, Hazret-i Fatıma daha ileridir. Bunun içindir ki, Hazret-i Fatıma’ya Betül yani çok temiz demişlerdir. Hazret-i Âişe Eshab-ı kirama İslamiyet’i öğretirdi. (2/67)

Resulullah efendimizin torunlarından Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri ise, (Âişe, validemiz, bütün kadınlardan daha üstündür) buyurdu. (Gunye)


Tarih: 13:00, 19/9/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

İnsanlarda üstünlük sırası

İnsanlarda üstünlük sırası
Sual: Hazret-i Âdemden beri en üstün on kişinin ismini üstünlük sırası ile bildirmek mümkün mü?
CEVAP
En üstünleri Peygamberlerdir. Peygamberlerin en üstünü, son peygamber Muhammed aleyhisselamdır. Bir hadis-i şerifte, (Beni insanların en iyisi bilmeyen kâfirdir) buyuruldu. (Hatib)

İkincisi
, Hazret-i Ebu Bekir’dir. Bir hadis-i şerifte, (Peygamberler hariç, Ebu Bekir, insanların en üstünüdür) buyuruldu. (Deylemi)

Üçüncüsü
, Hazret-i Ömer’dir. Bedir’e ve diğer savaşlara katılmış ve âyetlerle övülmüştür.

Dördüncüsü
, iyilikler hazinesi, haya, iman ve irfan kaynağı, Zinnureyn Hazret-i Osman’dır.

Beşincisi
, şaşılacak üstünlükler sahibi, Allah’ın aslanı Hazret-i Ali’dir.

Altıncısı
Aşere-i mübeşşere yani Cennet ile müjdelenmiş on kişidir.

Yedincisi
, Bedir gazasındaki 313 kişidir. Hatib bin Ebi Beltea, Mekke’deki müşriklere, Mekke’nin fethi için hazırlık yapıldığını bildiren bir mektup gönderdi. Vahy ile durumu öğrenen Peygamber efendimiz, Hazret-i Hatib’e niçin böyle yaptığını sordu. O da (Mekke’de çoluk çocuğum var. Müşriklerin zararı dokunmasın diye yazdım) dedi. Hazret-i Ömer, (Ya Resulallah, izin ver kellesini uçurayım) dedi. Ama Resulullah efendimiz, (Allahü teâlâ, Bedir gazasında bulunanlara "İstediğinizi yapın! Sizin her işinizi affettim" buyurdu. Bu da onlardandır) buyurunca, Hazret-i Ömer hatası için ağladı. Hazret-i Hatibin de yaptığı bu iş uygun olmadığı için, (Ey iman edenler, düşmanımı ve düşmanlarınızı dost edinmeyin) âyeti indi. (Mümtehine 1) [Mevahib-i ledünniyye]

(Bedir savaşında bulunanları Cennetle müjdele.)
[Dare kutni]
(Bedir savaşında bulunan birine nasıl söz söylersin? Eğer sen uhud dağı kadar altın infak etsen, onun derecesini ulaşamazsın.) [Hakim]

Hazret-i Cabir anlatır:
(Bedir ve Rıdvan bi'atında bulunan bir sahabinin cenazesi getirildiğinde, onun üzerine 9 tekbir alırdı. Ama Bedir'de bulunup da Rıdvan bi'atında bulunmamış veya bi'at-ı Rıdvan'da bulunup da Bedir'de bulunmamış bir sahabinin üzerine 7 tekbir alırdı. Bedir’de de, Bi'at-ı Rıdvan'da da bulunmayanın cenazesinde ise 4 tekbir alırdı.)
[İ.Asakir]

(Bedir’de, Huneyn’de sarıklı melekler yardım etti.)
[Deylemi]

(Cebrail aleyhisselam gelip
"Bedir’de hazır olanları nasıl sayarsınız?" dedi. “Hayırlılarımızdır” dedim. O da, “Meleklerden Bedir’de bulunanlar da bizim hayırlılarımızdır” dedi.) [Buhari]

Sekizincisi
, Uhud gazasındaki 700 kişidir.

Dokuzuncusu
, ağaç altında söz veren 1400 kişidir. [Biat-ür-rıdvan]
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Ağaç altında, sana söz veren müminlerden, Allah razıdır. Kalblerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.) [Fetih 18]

Onuncusu
, diğer Eshab-ı kiramdır. Hepsi Cennetliktir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Mekke’nin fethinden önce Allah için mal verip savaşanlar, daha sonra harcayıp savaşanlarla eşit değildir. Onların derecesi, sonradan Allah yolunda harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel olanı [Cenneti] vâdetmiştir.) [Hadid 10]

İmam-ı a’zam, Abdülkadir-i Geylani ve İmam-ı Rabbani hazretleri gibi büyük zatların hiçbiri sahabi derecesine ulaşamaz. Zira Eshabın en aşağı derecede olanı, en yüksek evliyadan üstündür. (Mevahib)

Sual: İnsanlar inançlarına göre nasıl sıralanır?
CEVAP
En kötüsünden başlayarak yazıyoruz:
1- Ateistler (Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlar) Mürtedler, zındıklar ve münafıklar bu gruba dahildir.

2-
Bir yaratıcıya inananlar, fakat bir dine inanmayanlar. İman yönü ile bunların ateistlerden farkı yoktur

3-
Ehl-i kitap (Yahudi ve Hıristiyanlar).

4-
Mutezile, şii, cebriye gibi olanlar. Müslümandırlar, fakat itikadları bozuktur. İtikadları küfre girmişse diğer kâfirler gibi ebedi Cehennemde kalırlar.

5-
Mutezile, şii, cebriye gibi olanlar. Müslümandırlar fakat itikadları bozuktur. İtikadları küfre girmemişse, bid'at günahları yüzünden Cehennemde cezalarını çektikten sonra Cennete gideceklerdir.

6-
Mezhepsiz yani bid'at ehli müslümanlar. Bunların da küfre girmeyenleri 5. maddedeki gibidirler, küfre girenleri ise 4. maddedeki gibidirler.

7-
İtikadda ehl-i sünnet ama amelde bid'at işleyenler.

8-
Amelsiz müslüman. İnanır ama ameli yok, içki içer, namaz kılmaz, açık gezer. Bunlardan küfre düşmeyenler, günahları kadar cezalarını çekip Cennete giderler.

9-
Ehl-i sünnettir, amelde bid’at işlemeyenler, günah işleyenler, bazı ibadetleri de yapmayanlar.

10
- Ehl-i sünnet itikadındadır, bid’at işlemez, amel de işler, haramlardan kaçar.

Günümüzdeki müslümanlar genelde 6 ve 7. maddeye girerler. 9. maddeye girenler azdır. Onuncu gruptakiler çok azdır, evliya bu sınıfın içindedir.


Tarih: 12:59, 19/9/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

32 farz

32 farz
Sual: 32 farz nelerdir?
CEVAP
Her müslümanın, otuz iki farzı bilmesi lazımdır. 32 farz şunlardır:

İmanın şartı: Altı (6)
İslamın şartı: Beş (5)
Namazın farzı: Oniki (12)
Abdestin farzı: Dört (4)
Guslün farzı: Üç (3)
Teyemmümün farzı: İki (2)
Teyemmümün farzına üç diyenler de vardır. Bu zaman, hepsi 33 farz olur.

İmanın şartları (6)

1- Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inanmak.
2- Meleklerine inanmak.
3- Allahü teâlânın indirdiği Kitaplarına inanmak.
4- Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmak.
5- Ahiret gününe inanmak.
6- Kadere, yani hayır ve şerlerin (iyilik ve kötülüklerin) Allahü teâlâdan olduğuna inanmak.

İslamın şartları (5)

7- Kelime-i şehadet getirmek.
8- Her gün beş kere vakti gelince namaz kılmak.
9- Malın zekatını vermek.
10- Ramazan ayında her gün oruç tutmak.
11- Gücü yetenin ömründe bir kere hac etmesidir.

Namazın farzları (12)

A- Dışındaki farzları yedidir. Bunlara şartları da denir.

12-
Hadesten taharet.
13- Necasetten taharet.
14- Setr-i avret.
15- İstikbal-i Kıble.
16- Vakit.
17- Niyet.
18- İftitah veya Tahrime tekbiri.

B- İçindeki farzları beştir. Bunlara rükün denir.
19- Kıyam.
20- Kıraat.
21- Rüku.
22- Secde.
23- Ka’de-i ahire.

Abdestin farzları (4)

24- Abdest alırken yüzü yıkamak.
25- Elleri dirsekleri ile birlikte yıkamak.
26- Başın dörtte birini mesh etmek.
27- Ayakları topukları ile birlikte yıkamak.

Guslün farzları (3)

28- Ağzı yıkamak.
29- Burnu yıkamak.
30- Bütün bedeni yıkamak.

Teyemmümün farzları (2)

31- Niyet etmek.
32- İki elin içini temiz toprağa sürüp, yüzün tamamını mesh etmek.
Tekrar elleri temiz toprağa vurup, önce sağ ve sonra sol kolu mesh etmek.
Teyemmümün farzı üçtür diyenlere göre, bu son ikisi, iki ayrı farz olarak söylenir.


Tarih: 12:58, 19/9/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

İmanın doğru olması için

İmanın doğru olması için
Sual: İmanın doğru olması için gerekli şartlar nelerdir?
CEVAP
İmanın doğru olması için gerekli şartlardan bazıları:

1- İmanda sabit olmak:
Üç yıl sonra dinden çıkacağım diyen, o anda dinden çıkar.

2- Havf ve reca arasında olmak:
Yani Allah’ın azabından korkup, rahmetinden ümit kesmemek.

3- Can boğaza gelmeden iman etmek:
Ölürken, ahiret hallerini gördükten sonra kâfirin imanı geçerli olmaz. Fakat o anda da, müslümanın günahlardan tevbesi kabul olur.

4- Güneş batıdan doğmadan önce iman etmek:
Güneş batıdan doğunca tevbe kapısı kapanır.

5- Gaybı yalnız Allahü teâlâ bilir:
Fakat Allah’ın bildirdiği peygamber veya evliya da bilebilir.

6- Kâfirliğe sebep olan bir şeyi kullanmamak ve söylememek gerekir:
Mesela haç takmamak, şakadan da olsa, ben kâfirim dememek gerekir.

7- Dini bir hükümde şüphe etmemek:
Mesela namaz farz mı, şarap haram mı diye tereddüt etmemek.

8- İtikadını İslam dininden almak:
Tarihçilerin, felsefecilerin değil, Muhammed aleyhisselamın bildirdiği şekilde iman etmek gerekir.

9- Hubbi fillah, buğdi fillah üzere olmak:
Sevgi ve nefreti yalnız Allah için olmak. Allah düşmanlarını sevmek, onları dost edinmek, Allah dostlarına düşman olmak küfrü gerektirir. Mesela Sokratı sevmek, imam-ı Gazali hazretlerine düşman olmak gibi.

10- Ehl-i sünnet vel cemaate uygun itikad etmek.

Bu itikattan bazıları şunlardır:

1- Allahü teâlâ zamandan, mekandan münezzehtir. Hiçbir şeye benzemez.

2- Cennetteki Müslümanların Allahü teâlâyı göreceğine inanmak.

3- Muhammed aleyhisselam son peygamberdir. Ondan sonra peygamber gelmez.

4- Ehl-i kıbleye [namaz kılan Müslümana], işlediği günahlardan dolayı kâfir dememek.

5- İbadetler, imandan parça değildir. Yani ibadet etmeyen ve günah işleyen mümine kâfir denmez. Allahü teâlâ, küçük günaha azap edebilir, büyük günahları affedebilir.

6- İman ya vardır ya yoktur, artıp eksilmez. [Parlaklığı, kuvveti artıp eksilir.]

7- Mest üzerine mesh etmek caizdir.

8- Miracın ruh ve bedenle birlikte olduğuna inanmak. Miracın Mescid-i aksaya kadar olan kısmını inkâr eden dinden çıkar. Bundan sonrasına inanmayan ise, bid'at ehli, sapık olur.

9- Mucize ve keramet haktır.

10- Eshab-ı kiramın tamamını sevmek, hiçbirini kötülememek.

11- Kabir ziyareti caizdir.

12- Kabirde yatan peygamber ve evliyadan yardım istemek caizdir.

13- Okunan Kur'an-ı kerimin ve verilen sadakanın sevabını ölülere bağışlamanın caiz olduğuna, bu sevapların ve duaların ölülere ulaşarak, azaplarının azalmasına sebep olacağına inanmak.

14- Kabir suali haktır.

15- Kabir azabı ruh ve bedene olacaktır.

16- Sırat köprüsü vardır.

17- Şefaate, hesaba ve mizana inanmak.

18- Cennet ve Cehennem şu anda vardır.

19- Günahkâr müminler, Cehennemde sonsuz kalmaz, kâfirler sonsuz kalır.

20- Cennet ve Cehennem ebedidir yani sonsuzdur.

21- Kıyamet alametlerinden olan Deccal, Dabbet-ül-arz, Hazret-i Mehdi’nin geleceğine, Hazret-i İsa’nın gökten ineceğine, güneşin batıdan doğacağına ve diğer bildirilenlere inanmak. (R. Nasıhin, Feraid, İtikadname)


Tarih: 12:57, 19/9/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->